2024 Paris Olimpiyatları Üzerine -2
Açılış töreni hakkında bir çok heyecan verici hayal ve merak içinde törenin başlamasını bekliyor bir yandan da alanda bulunan seyircilerin oluşturduğu rengarenk kalabalık karşısında töreni izleyecek doğru bir alanı bulmaya çalışıyordum. İnce ince yağan yağmur hiç rahatsız etmiyor hatta günün sıcaklığı ile birlikte ısınan ortamı biraz olsun serinletiyor gibiydi. Nihayet tören başladı ve ilk sporcu grubunu taşıyan tekne göründü. Olimpiyatların kurucusu olarak kabul edilen Yunanistan her zaman olduğu gibi ilk geçiş yapan ülkeydi. Yunan sporcuları taşıyan tekne seyircilerin yoğun olduğu alana gelince tören alanında heyecan kendini coşkuya bıraktı ve her kez sporcuları alkışlamaya başladı ve kendini akışın doğallığına bıraktı. Dev ekranlarda konserler ve gösteriler veriliyor, izleyiciler şarkılara, marşlara eşlik ediyor ve yağan yağmurun şiddetinin arttırmasına hiç te aldırmıyorlardı. Bir yandan sporcular tekneler ile geçişlerini yapıyor diğer yandan gösteriler, konserler hız kesmeden devam ediyordu. Celine Dion, Lady Gaga ve Aya Nakamura gibi şarkıcıların konserleri kurulan platformlar üzerinde gerçekleştiriliyordu.
Ama bir gariplik var gibiydi. İzleyiciler belki yağan yağmurdan etkilendiler ki bende bunlardan biriyim, ya da konserlerin uzak alanda olması, arada bir nehir bulunması, açılış töreninin sanki bir parkta tv den izliyormuş hissini uyandırmaya başlamıştı. Halbuki hayaller hiç böyle değildi. Tekneler geçişinde havai fişek gösterileri, uçaklarla yapılacak renk gösterileri, ses ve ışık gösterileri ile dolu olacağını düşündüğüm tören giderek bir hayal kırıklığına dönmeye başlamıştı ve bu konuda hiçte yalnız olduğumu düşünmüyorum. Hızını iyice artıran yağmur hazırlıksız olan tüm seyircileri sırılsıklam yapmış teknelerle geçiş her geçen dakikada seyircilerden uzak hale gelmişti. Konser ve gösteriler dev ekranda izlendiği için yağmurla birlikte tüm etkisini kaybetmeye başladı. Kendi ülke sporcuları geçişini tamamlayınca seyircilerin bir kısmı alanı terk etmeye ve otellerine dönmeye başladılar ve her geçen dakika seyirciler alanda azalmaya ve coşkuda yerini sessizliğe bırakmaya başladı. Uçaklar ile yapılan geçiş gösterisinde bile hiç bir renk oluşmamıştı ki tekrarı bile yapılmadı. Sporcuların nehirden geçiş süresi 4 saat olarak planlandığı için açılış konuşması, olimpiyat bayrağının göndere çekilmesi ve meşalenin yakılması en son yapılacak etkinliklerdi. Ama yağmur bu etkinlilerin yapılma zamanını bekleyecek seyircilerin aklını çoktan karıştırmış ve bir çok kişi bu anı otelde ya da evde tv den izlemeye çoktan karar vermişti.
Bende Türkiye'yi temsil eden sporcu grubumuzun geçişini tamamlamasını bekliyor bir yandan da yağmurun sırılsıklam yaptığı bedenimi korumaya çalışıyordum. Ülke geçişleri alfabetik sıra ile olduğundan "T" harfi bu sıranın ne yazık ki sonlarında yer alıyordu. En sonunda Ülkemin bayrağını taşıyan tekne göründü ve sporcularımızın geçiş seremonisi başladı. Hem gurur hem de hüznü bir arada yaşadım demeliyim. Ülkemin ismi anons ediliyor, Bayrağımız sen nehrinde dalgalanıyordu ama alkış ve tezahürat yapan benim bulunduğum alanda sadece ben vardım. Beni gören çevremdeki diğer izleyiciler de sanırım yalnız olduğumu düşünerek bana eşlik etmesiyle bir kaç kişi daha heyecanıma ortak oldular. Yağan yağmurun can sıkıcılığı ve alanda Türk olarak kendimi yalnız hissetmem de eklenince tören sanki anlamını yitirmiş gibi geldi ve bende daha fazla dayanamayarak otelin yolunu tuttum. Törenin geri kalanını tv de izlemek bundan önceki olimpiyatlarda zaten yaptığım bir şeydi. Kaldı ki bulunduğum alanda kalsam da açılış konuşması, bayrağın göndere çekilmesi ve meşalenin yakılmasını da dev ekrandan izlemek zorunda kalacaktım..
Yorumlar
Yorum Gönder