Türkiye'de Futbol Hakemleri
Türkiye'de Futbol Hakemleri
Türkiye de spor denince akla ilk gelen her zaman futbol olmuştur. Bunun nedeni sporun ve futbolun son 15-20 yıla kadar sadece erkek egemen bir yapıda sürdürülmesi ve bir top ile boş bir alanın olmasının yeterli olmasıydı. Hemen hemen her mahallede hatta her sokakta yaşayan çocuklar kendi takımlarını kurmuş ve rekabete orada başlamışlardır. Her çocuk bu maçlarda oynamak için can atarken neredeyse hiç kimse ben de hakem olayım diye bu maçlara katılmazdı. Bu sebepten ülkede futbolcu olmak isteyen milyonlarca çocuk varken ben hakem olacağım diyen kimse bulamazsınız. Belki de bu nedenledir ki hakem olmaya yirmili yaşlardan sonra Babadan miras olarak başlayan hakem sayısı oldukça fazladır. Bence bu kötü bir şey değil ama hakem camiasında babadan oğula bir düzen getirdiği de önemli bir konu. Özellikle de son dönemlerde artan kazançlar, popüler bir yaşam, hakemlik sonrası TV dünyası Hakemliği cazip hale getirdi.
Peki ya futbol hakemliği ülke futboluna kıyasla ne durumda?
Bu konuda hakem camiasına fazlaca haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Son yıllarda uluslar arası düzeyde çok fazla maç yöneten hakemimiz var. Özellikle genç hakemler çok daha donanımlı ve kendilerini sadece bu işe adamış olduklarını görüyorum. UEFA sıralamasında 15. durumda gözüken kulüp takımlarımızın başarı düzeyi hakemlikte sanırım çok daha önde. Bu konuda başta Cüneyt ÇAKIR çok önemli bir yolu TÜRK Hakemlerine açtı. Şimdilerde de Halil Umut MELER, Zorbay KÜÇÜK gibi isimler TÜRK Hakemliğini son derece iyi temsilcileri olacak gibi duruyor. Yerel liglerde de Turgut DOMAN, Mustafa Kürşad FİLİZ, Abdullah Buğra TAŞKINSOY gibi birçok genç ve donanımlı hakem ilerisi için sporseverlerin yüreğine su serpmekteler.
Peki neden bu kadar eleştiriliyorlar?
Aslında hiç hata yapmıyor değiller. Bir çok hata yaptıkları ve bazı maçların sonucuna etki yaptıkları doğrudur. Ancak büyük resme bakarsak son dönemlerde futbolun yükselen yıldızı olmaları kulüplerin, taraftarların, basının pek işine gelmiyor diye düşünüyorum. Eğer hakemler herkesin önüne geçerse o zaman yöneticilerin, antrenörlerin ve sporcuların başarısızlığı üzerinden bir düzen oluşur ki bunu bu kısımda ki kişiler kabul etmekte çok zorlanıyorlar. En kolayı biz kazanacaktık ama diye başlayan cümleler ile hakemleri taraftarların önüne atmak ve kısır bir döngü ile tartışması bol kavgası bol bir süreç yaratmak.
Yorumlar
Yorum Gönder